NÜKLEER SİLAHLAR
GİRİŞ
Nükleer silah deyimi bize; atom çekirdeğini hatırlatmaktadır.
Çünkü bir atomun parçalanması ya da iki atomun birleşmesi halinde
açığa çıkan enerjiden istifade edilerek nükleer silahlar yapılmış
ve geliştirilmiştir. Bu enerji, gerçekte çok fazla ise de faydalanılan
kısmı gayet azdır. Fakat bir bombada milyarlarca atom bir anda
parçalandığı ya da birleştiği için açığa çıkan enerji astronomik
rakamlarla konuşulacak düzeye ulaşmakta ve bu enerjiyi anlatacak
birim, bildiğimiz ölçülerden farklı, onların dışında bir şey olmaktadır.
Bu kısa açıklama, atom ve hidrojen silahlarının ayrı esaslara
göre yapıldıklarını ve klasik silahlardan başka nitelikte olduklarını
göstermeyecektir. Atom silahları (Nükleer silahlar), fisyon olayından
istifade edilerek yapılmıştır. Bu olay, bazı ağır metal (uranyum,
plutonyum gibi) atomların nötron bombardımanı sayesinde eşit olmayan
iki parçaya ayrılmasıdır. Bu esasa göre yapılan silahlar için
enerji birimi kiloton (KT), 1.000 ton T.N.T (Dinamit) nin yıkma
gücüne eşit bir basıncın ifadesidir. Hidrojen silahları (Termonükleer
silahlar), füzyon olayından faydalanılarak yapılmıştır. Bu olay
bazı ağır hidrojen (döteryum, trityum gibi) atomlarının çok şiddetli
ısı karşısında birleşmeleridir. (Bu ısıyı ancak bir atom infilakı
verebilmektedir). Bu esasa göre yapılan silahlar için kudret birimi
megaton (MT) dur. Megaton 1.000.000 ton T.N.T.nin yıkma gücüne
denk bir basınçtır. Gerek atom, gerekse hidrojen silahları infilak
ettirildikten sonra yaptıkları etkinin özelliklerinden hiçbir
fark göstermediklerinden hepsine birden NÜKLEER SİLAH deyimini
kullanmakta bir sakınca yoktur.
NÜKLEER SİLAHLARLA KLASİK SİLAHLAR ARASINDAKİ FARKLAR
Nükleer silahlarla klasik silahların karşılaştırılması ise bize
şu sonuçları vermektedir. 1. Klasik silahlar bir amaç (Yan etkileri
hariç) için kullanıldıkları halde, nükleer silahlar aynı anda
bir çok etkiyi birden yapabilmektedirler. 2. Klasik silahlarda
etki alanı olarak sokak ya da binalar kabul edildiği halde, nükleer
silahların en küçüğünün (Nominal bomba=20 KT.'luk) etki alanını
kilometrelerle ifade etmek gerekmektedir. 3. Klasik silahlarda
en ağır etkili bir tahrip bombasının etki süresi saniyenin 1/100'ü
olduğu halde nominal atom bombasındaki basınç etki süresi 7/10
saniye; nominal bombanın 500 katı olan 10 M.T'luk Hidrojen bombasında
5 saniyedir. 4. Klasik silahlardan olmayan radyolojik etki, nükleer
silahların infilakı halinde diğer etkilerle birlikte radyolojik
etkileri de ölüm ve hastalık saçar. Ayrıca silahın yerde veya
yere yakın infilakında radyoaktif serpinti tehlikesi doğar.
ATOM VE HİDROJEN BOMBALARI ARASINDAKİ FARKLAR
Bu silahların belirtilmesi gereken başlıca farklılıkları şunlardır;
1. Hidrojen silahları istenilen kudrette yapılabildiği halde atom
silahları için sınırlı kudret söz konusudur. 2. İki silahın etki
alanları değişiktir. Aynı ağırlıkta olan iki silahtan; hidrojen
silahlarının etki alanı yarıçapı atom silahlarının 2,5 katıdır.
NÜKLEER SİLAHLARIN ETKİLERİ
Bir nükleer infilakta, ilk önce silahın kudretine göre yarıçapı
değişen bir ateş topu hasıl olur. Ateş topunun merkezindeki ısı,
güneşteki ısıdan 2-3 defa daha fazladır. İşte aşağıda incelemeye
başlayacağımız bütün etkiler etrafa bu ateş topundan yayılmaktadır.
Nükleer silahların etkileri; Ani Etkiler ve Kalıntı Etkiler olarak
ikiye ayrılır.
1) Ani Etkiler (Patlamadan sonra ilk 1 dakika içerisinde meydana
gelir)
-Işık,
-Isı,
-Ani Nükleer Radyasyon
-Basınç (Blast)
-Elektromanyetik Pals
2) Kalıntı Etkiler (Radyoaktif Serpinti)
Radyoaktif serpinti bomba patladıktan 30-60 dakika sonra başlar.
Nükleer infilakın bütün etkilerini 100 kabul edersek, bu etkilerden:
-%35'i Isı (Işık ile birlikte gelmektedir).
-%5i Ani Nükleer Radyasyon
-%45'i Basınç (Blast)
-%15'i Kalıntı Etki (Radyoaktif Serpinti)
olarak karşımıza çıkmaktadır.
ANİ ETKİLER
1. Işık
Nükleer şimşek adı da verilen bu ışık güneşten birkaç defa parlak
olduğu için pırıl pırıl güneşli bir günde bile bir nükleer infilakı
rahatça haber verebilecek niteliktedir. Ancak, muayyen-mesafeler
için çıplak göze, direk ulaştığı takdirde 15-45 dakika süren geçici
bir körlüğe sebep olmaktadır. Nükleer şimşekten korunmak için
saydam olmayan her çeşit ekrandan istifade edebiliriz. Bu ekran,
ince bir kağıt bile olabilir. (Işığın öldürme gücü olmadığından
% hesabında ayrıca yer verilmemiştir).
2. Isı
Nükleer ısı radyasyonları, nükleer şimşeğin beraberinde gelmektedir.
Bu sebeple belirli bir uzaklıkta ve açıkta bulunan şahıslar için
çok tehlikeli olurlar.
Isı radyasyonlarının özellikleri:
-Devamlıdır,
-Çok süratlidir,
-Çevre, ısısını ani olarak yükselttiğinden geniş çapta yangınlara
sebep olur,
-Mesafe ile azalır,
-Nüfus hassası yoktur,
şeklinde özetlenebilir.
Bu özelliklere göre ısı radyasyonları incelenirse görülür ki
ışık hızındadırlar ve silahın kudreti ile değişen bir devamlılıkları
vardır. Ancak infilak yerinden uzaklaştıkça şiddetini kaybetmekte
ve saydam olmayan bir hail (ekran) tarafından hailin tutuşma ve
yanma kabiliyeti ile ters orantılı olarak durdurulabilmekte ya
da şiddeti azaltılabilmektedir. Yine bu yüzden belirli çevrelerde
çok şiddetli (yanma kabiliyetinde olan her şeyin tutuştuğu) ve
yine belirli çevrelerde çabuk tutuşan maddelerin çıkardığı yangınlar
görülmektedir.
3. Ani Nükleer Radyasyon
Öldürme kudretinde olan bir etki de ani nükleer radyasyondur.
Bu etkilerden söz edilince hemen akla gelen en önemli tehlikeler;
alfa ve beta partikülleri ile nötronlar ve gama ışınlarıdır. Bunlardan:
a) Alfa Zerreleri
2 nötron, 2 protonu olan pozitif elektrik yüklü partiküllerdir.
Menzilleri birkaç santimetre içinde olup nüfuz hassasları yoktur.
b) Beta Zerreleri
Negatif elektrik yüklü ve çok küçük kitlesi olan bir iyondur.
Menzili 4-5 metre kadar olup nüfuz kabiliyeti bulunmamaktadır.
c) Nötronlar
Elektrik yükü olmayan fakat atom çekirdeklerinden fırladıklarında
radyoaktif olmaya müsait cisimlerin atomlarını parçalayıp onları
suni olarak radyoaktif hale getiren zerrelerdir. Büyük tehlike
yaratacak kabiliyettedirler fakat menzilleri 100 metreden biraz
fazladır.
d) Gama Işınları ve Gama Işınlarının Özellikleri
Yüksek frekanslı elektromanyetik dalgalar halinde intişar eden
bu etkinin hem uzun menzilli ve kitlesiz oluşu, hem de engel tanımayan
bir nüfuz kabiliyeti bulunuşu tehlikeyi çoğaltmaktadır. Bu sebeple
Ani Nükleer Radyasyon denince hemen "Gama Işınları"
akla gelir.