Şerit Komutlarını Atla
Ana içeriğe atla

ANASAYFA

:

Yabancı İşlemleri

 


 

 

1- Çalışmak Üzere İkamet İzni : Yabancının sahip olduğu çalışma iznine istinaden Bakanlıkça veya Bakanlığın verdiği yetki üzerine Valiliklerce yabancıya verilen çalışma müsaadesine havi ikamet iznidir.

2 - İkamette Kesinti : Yabancının, toplamı altı ay geçen sürelerle tedavi, öğrenim veya herhangi bir mücbir sebep olmaksızın yurt dışında bulunmasıdır.

3- İkamet Tezkeresi İçin Müracaat Süresi : Çeşitli amaçlara yönelik uzun veya kısa süreli vizelerle veya vize muafiyeti, bandrol veya kaşe vizelerle Türkiye’ye gelen yabancıların, 5683 sayılı kanunun 3 üncü maddesi ile bu maddenin uygulamasını gösteren ve yukarıda detayları verilen 1961 tarihli Kararname çerçevesinde ikamet tezkeresi almaları gerekmektedir.

Örneğin ;
Bir yıllık ikamet hakkı bahşeden uzun süreli bir vize ile Türkiye’ye gelen bir Alman vatandaşının üç ayın içerisinde, aynı tür bir vize ile gelen bir Ürdün vatandaşının ise bir ay içerisinde, (Ancak, talep edenlere giriş tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ikamet tezkeresi düzenlenebilir.)
Üç aylık vize muafiyeti ile gelen bir yabancının üç ay içerisinde,
Üç aydan az sürelere sahip vize muafiyeti veya diğer vizelerle gelenlerin bu sürelerinin içerisinde,
İkamet tezkeresi bulunanların, tezkerelerinin bitim tarihinden itibaren 15 gün içinde,
Türkiye’de çalışacak yabancıların ise çalışmaya başlamadan evvel, emniyet makamlarından ikamet tezkeresi almaları icap etmektedir.
Dolayısıyla yabancıların ikamet tezkeresi almadan kalabilecekleri sürenin sonu, aynı zamanda tanzim edilen ikamet tezkerelerinin başlangıcı olmaktadır. Bu arada, çalışma, öğrenim, araştırma, uzun süreli kalma gibi amaçlarla dış temsilciliklerimizden vize alarak gelen yabancılara ise talepleri halinde giriş tarihi esas alınarak da İkamet tezkeresi tanzim edilebilecektir.
Ancak, bandrol ve kaşe vizelerle veya vize muafiyetinden istifade ederek gelen yabancılara verilecek ikamet izinlerinde bu vizelerin bitiş tarihi ikamet tezkeresinin başlangıcı olarak kabul edilecektir.
Uzun süreli ikamet hakkı bahşeden vizelerle gelip, yukarıda öngörülen süreler içinde müracaat ederek ikamet tezkeresi almayan yabancılardan, Türkiye’den çıkışları sırasında, 492 sayılı Harçlar Kanununa istinaden her yıl Maliye Bakanlığınca belirlenerek Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle yürürlüğe giren harç miktarlar üzerinden hesaplama yapılarak, ihlalde bulundukları tarihteki harç miktarının bir kat fazlası alınmak suretiyle cezalı ikamet harcı ve ikamet tezkeresi bedeli tahsil edilmektedir.

a - İlk defa ikamet izni alacaklar : Bu yabancılar, vize veya vize muafiyet süresi içerisinde başvuru yapmak zorundadırlar.

b - İkamet Tezkeresi almış olup da süresini uzatacak yabancılar : Bu yabancıların tezkere süresinin bitiminden itibaren izinlerini on beş gün içerisinde uzatabilme hakları mevcuttur. Bu itibarla Türkiye’de ikamet tezkeresi alan ve ikametinin sona ermesinden itibaren on beş gün içerisinde yurdumuzdan çıkış yapan yabancılardan kat’i suretle cezalı ikamet harcı ve defter bedeli alınmamaktadır. Bu nedenle ilgililerin fazladan ceza ödememeleri için zamanında başvuruda bulunmaları gerekmektedir.

4 - İkamet Tezkerelerinin Yenilenmesi veya Sürelerinin Uzaltılması :

a - Türkiye’de ikamet tezkerelerini yenilemek veya süresini uzatmak isteyen yabancılar bu tezkerede yazılı sürenin sona ermesinden itibaren on beş gün içerisinde Emniyet makamlarına bizzat veya bilvasıta müracaat ederek yenisini almaya veya süresini uzattırmaya yükümlüdür.

b- Süresi biten ikamet tezkereleri üzerinde en fazla dört defa uzatma işlemi yapılabilir.

c- Yabancının konumu değişmiş olsa dahi (adres, iş, statü, medeni hal ve ikamet tezkeresini aldığı ilden başka bir ile nakil v.b. durumlardaki değişiklikler) kendisine ikamet izni verilecek ise uzatmanın aynı tezkere üzerinde yapılması gerekmektedir. Ancak defter yırtık veya yıpranmış ise değiştirilmesi gerekmektedir.

5 - İkamet Tezkerelerini Kaybedenler :

İkamet tezkerelerini kaybedenler derhal ilgili makama müracaatla yenisini almaya mecburdurlar. Bunlara kaybettikleri ikamet tezkerelerinin süresince muteber olmak üzere yeniden ikamet tezkeresi verilir. Bunların yerine verilecek yeni ikamet tezkerelerinden harca tabi olanlar için 492 Sayılı Harçlar kanununda yazılı harçların yarısı alınır.

6 - Türkiye'den Ayrılanların İkamet Tezkereleri

Süresi bitmiş dahi olsa ikamet tezkereleri çıkış esnasında yabancıdan alınmayacaktır.

7 - İkamette Kesinti :

Mazeretsiz olarak Türkiye’deki ikametine altı aydan fazla ara veren yabancıların daha sonra yapacakları ikamet izin taleplerinde önceden almış oldukları ikamet izinlerinin toplamı dikkate alınmaz. Bu kişiler hakkında Türkiye’de ilk defa ikamet izin talebinde bulunan yabancılar gibi işlem yapılır. İkamet izni olan yabancının tedavi, öğrenim veya herhangi bir mücbir sebeple yurt dışına çıkması veya böyle bir sebeple Türkiye dışında kalması hallerinde toplam süre altı ayı geçse dahi ikamet süresi kesilmiş olmaz. Bu gibi kişilerden mazeretini ortaya konacak bilgi ve belgeler talep edilir. (sağlık raporu, eğitim, ve öğretim yaptığına ilişkin belge, v.s.)


8 - KİMLİK KARTI İLE GİRİŞ YAPAN YABANCILARIN İKAMET İZNİ İŞLEMLERİ :
Avrupa Konseyine üye devletlerin vatandaşlarının kimlik kartlarıyla pasaportsuz olarak giriş yaptıktan sonra üç ayın sonunda Türkiye’de evlilik yaptıkları bahis konusu edilerek, bu ve buna benzer ikamet izni talepleri hususunda nasıl hareket edileceği hususu sorulmaktadır.

1 Aralık 1961 tarih ve 10972 Sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanan, Avrupa Konseyi Üyesi devletler Arasında Kişilerin Seyahatleri ile ilgili Avrupa Anlaşmanın 1/1 Maddesi, Avrupa konseyi üyesi ülke vatandaşlarının pasaport yerine kimlik kartlarıyla seyahatlerini öngörmekle birlikte, maddenin diğer bentlerinde kimlik kartının bahşetmiş olduğu hakkın sınırları çizilmiştir.

Yine anlaşmanın 1.Maddesinin 2 ve 3 bentlerinde, söz konusu kolaylığın sadece üç ayı geçmeyen ziyaretler için geçerli olacağı, başka bir tarafın topraklarına üç aydan fazla süren ikamet için veya kazanç teminini izleyen bir amaçla girildiği taktirde, muteber pasaport ve vize talep edileceği hükme bağlanmıştır.

Bu sebeple, 1 Aralık 1961 tarih ve 10972 Sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanan, Avrupa Konseyi Üyesi devletler Arasında Kişilerin Seyahatleri ile ilgili Avrupa anlaşması.uyarınca kimlik kartını kullanarak Türkiye’ye giriş yaptıktan sonra üç ayın dolmasına rağmen çıkış yapmayarak herhangi bir amaca istinaden ikamet izni talep eden yabancıların muteber bir pasaport ibraz etmesi ve ikamet tezkeresinin pasaport bilgileri üzerinden tanzim edilmesi gerekmektedir.

 

 

C - Türkiye'ye Vize İle Veya Vize Muafiyetinden İstifade Ederek Gelen Yabancıların İkamet Tezkerelerinin Tanziminde Başlangıç Olarak Esas Alınacak Süreler ;

 

 

 
5683 Sayılı Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanunun 3 üncü maddesi, Türkiye’de bir aydan fazla kalacak yabancıların bu müddet bitmeden ikamet tezkeresi almak için gerekli beyannameyi doldurmak üzere yetkili emniyet makamlarına müracaatını zorunlu kılmıştır.

 

Buradaki bir aylık sürenin, vize süresi bir aydan daha uzun olan yabancılara nasıl tatbik edileceği hususundaki belirsizliğin ortadan kaldırılması amacıyla çıkartılan 1961 tarihindeki Kararnamede konuya açıklık getirilmiştir.

 

Buna göre bir aylık sürenin ;

 

NATO üyesi ülke vatandaşlarına (ABD, Almanya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Fransa, Hollanda, İngiltere, İrlanda, İspanya, İtalya, Kanada, Lüksembourg, Macaristan, Norveç, Polonya, Portekiz, Türkiye, Yunanistan)

 

Vize muafiyeti yapmış olduğumuz ülke vatandaşlarına ( Vize rejim tablolarında belirlenmiştir)

 

Üç ay olarak uygulanması kararlaştırılmıştır.

 

Ancak, bu üç aylık sürenin vize süresinin yeterli olması halinde uygulanabilmesi mümkündür. Örneğin, 15 gün, bir ay, iki ay gibi süresi olan vizeler ile Türkiye’ye gelen yukarıda sayılan ülke vatandaşlarının ikamet tezkeresi almadan üç ay süreyle kalabilmeleri söz konusu değildir. Yani üç aylık sürenin uygulanabilmesi için vize süresinin en az üç ay süreli olmasını gerektirmektedir.

D - Yabancıların Çalışma İzinlerine İlişkin Esaslar

 

Türkiye’de bir iş tutacak yabancıların, çalışma izni alınmasıyla ilgili prosedürde öngörülen şartları yerine getirmesi gerekmektedir.

 

Uygulamaya göre, yabancılar öncelikle dış temsilciliklerimizden çalışma vizesi, çalışma vizesi ile Türkiye’ye geldikten sonra da 5683 sayılı Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanunun 3 üncü maddesi uyarınca emniyet makamlarından çalışma meşruhatlı ikamet tezkeresi almaktadırlar.

 

Genel olarak çalışma izinleri ;

 

-Özel kuruluşlarda çalışacaklar için, 6224 sayılı Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanununa göre Hazine Müsteşarlığından (ferdî izin veya kuruma verilmiş yabancı personel çalıştırma hususundaki genel izin onayı şeklinde),

 

-Serbest Bölgelerde çalışacak yabancılar, 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununa göre Dış Ticaret Müsteşarlığından,

 

-Özel kuruluşlarda çalışacak olup da mimar ve mühendis sıfatıyla görev yapacak yabancılar, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanuna göre Bayındırlık ve İskân Bakanlığından,

 

-Spor kulüplerinde futbolcu olarak çalışacak yabancılar Futbol Federasyonundan,

 

-Diğer spor dallarında çalışacak yabancılar Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünden,

 

-Gerek devlete ait gerekse özel statüdeki üniversitelerde görev yapacak öğretim elemanları 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa göre YÖK Başkanlığından,

 

-Film çekimi ile kültürel ve sanatsal faaliyetlerde bulunacak yabancılar Kültür Bakanlığından,

 

-Turizm Belgeli işletmelerde çalışacak yabancılar, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununa göre Turizm Bakanlığından,

 

-Kamu Kuruluşlarında Çalışacaklar, çalışma izinlerini çalışacakları kurum veya kuruluştan,

 

-2527 Sayılı Türk Soylu (Türk soylu olduğunu tespite yalnızca o ülkedeki T.C. Büyükelçiliği veya T.C.Konsoloslukları yetkilidir.) Yabancıların Türkiye’de Meslek ve Sanatlarını Serbestçe Yapabilmelerine, Kamu, Özel Kuruluş veya İşyerlerinde Çalıştırılabilmelerine İlişkin Kanun çerçevesinde çalışacaklar, İçişleri Bakanlığından, almaktadırlar.

 

İş piyasasındaki durum, çalışma hayatındaki gelişmeler ile sermaye hareketleri ve beklentileri dikkate alınarak; dış temsilciliklerimiz kanalı ile çalışma vizesi alınması ve buna bağlı olarak emniyet makamlarından çalışma meşruhatlı ikamet tezkeresi çıkartılması sırasındaki bürokratik işlemleri en aza indirmek amacıyla;

İçişleri Bakanlığına gönderilen bu talepler, süratle değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılması esas olduğundan, yazışma ve evrak sevk işlemlerinden kaynaklanacak gecikmelere meydan verilmemesi amacıyla, Dışişleri Bakanlığının çalışma vizesi talebi ile ilgili teleks mesajının İçişleri Bakanlığına gönderildiği tarih esas alınarak 30 gün içersinde olumsuz cevap verilmeyen kişilere çalışma vizeleri verilmektedir.

1 - Çalışma Meşruhatlı İkamet Tezkerelerinin Süresi

 

Yabancılara çalışma izin süreleri izin veren makamın iznine bakılarak pasaport süreleri de göz önünde bulundurularak şahsa çalışma meşruhatlı ikamet tezkeresi tanzim edilmektedir.

2- Çalışma Meşruhatlı İkamet Tezkerelerinin Harç İşlemleri :

 

Söz konusu izinlerin harç işlemleri, 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümlerine göre yürütülmekte ve anılan Kanununa istinaden her yıl Maliye Bakanlığınca belirlenerek Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle yürürlüğe giren 6 sayılı tarifedeki miktarlar üzerinden harç tahsil edilmektedir.

 

Herhangi bir sebeple ikamet tezkeresi almış yabancılardan aynı zamanda çalışma izni de olanların tezkereleri üzerine çalışma izin ile ilgili bilgiler kaydedilmekte, ayrıca ikinci bir ikamet tezkeresi tanzim edilmemekte ve tezkere harcı alınmamaktadır.

3 - Yasak Meslekler :

 

Bilindiği gibi başta 2007 sayılı Türkiye’de Türk Vatandaşlarına Tahsis Edilen Sanat ve Hizmetler Hakkında Kanun olmak üzere bazı kanunlar yabancıların çalışma hayatını daraltmaktadır.

 

Bu sebeple, 5683 sayılı Kanunun 7 nci maddesi uyarınca, sırf iş tutmak için gelecek sanat ve meslek erbabı olup da tutacağı iş, kanunlar gereğince Türk vatandaşlarına tahsis edilmiş ise bu yabancılara çalışma meşruhatlı ikamet tezkeresi verilmemektedir.

Dolayısıyla, çalışma meşruhatlı ikamet tezkerelerinin tanziminde yabancılara çalışma yasağı getiren ve aşağıya çıkarılan mevzuatın dikkate alınması gerekmektedir.

 

-Kabotaj Kanunu (K.N. 19.04.1926 tarih ve 815 )

 

-Sivil Havacılık Kanunu(K.N.14.06.1985-2920)

 

-Maden Kanunu(04.06.1985-3213)

 

-Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun(K.N.11.04.1928-1219)

(Bu kanunda doktorluk,hastabakıcılık,ebelik,dişçilik yasaklanmaktadır.)

 

-Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun(K.N.18.12.1953-6197)

 

-Gözlükçülük Hakkında Kanun(K.N. 30.11.1940-3958)

 

-Hemşirelik Kanunu (K.N. 25.02.1954-6283)

 

-Veteriner Hekimleri Birliği ile Odalarının Teaşekkül Tarzına ve Göreceği İşlere Dair Kanun (K.N. 09.03.1954-6343)

 

-Hakimler ve Savcılar Kanunu (K.N.24.02.1983-2802)

 

-Avukatlık Kanunu(K.N.19.03.1969-1136)

 

-Noterlik Kanunu (K.N.18.01.1972-1512)

 

-Türkiye’de Öğrenim Gören Yabancı Uyruklu Öğrencilere İlişkin Yönetmelik(R.G.30.04.1985-18740).

 

4 - Çalışma Vizesi İstenmeyecek Durumlar :

 

a-Herhangi bir sebeple en az altı aylık süreyle ikamet izni sahibi olup da bu süre içersinde çalışma izni almış olanlardan,(Öğrenim görmek üzere ikamet tezkeresi almış olanlar istisna)

 

b-Çalışmak üzere ikamet iznine sahip iken ikametine altı aydan fazla ara vermeyen yabancılardan,

 

çalışma vizesi istenmeyecek; bunlara çalışma izinlerine istinaden çalışma meşruhatlı ikamet tezkeresi tanzim edilmektedir.

 

5 - Türkiye'de Öğrenim Gören Yabancı Öğrencilerin Çalışma Yasağı :

 

Türkiye’de Öğrenim Gören Yabancı Uyruklu Öğrencilere İlişkin Yönetmeliğin, çalışma yasağı ve istisnasını düzenleyen 10 uncu maddesi uyarınca, Türkiye’de öğrenim gören yabancılar gelir getiren herhangi bir işte çalışamamaktadırlar.

Ancak lisans üstü öğrenim gören yabancı uyruklu öğrenciler, araştırma yaptıkları yükseköğretim kurumlarında ücret karşılığı çalışabilmektedirler.

 

Bu itibarla, yabancı uyruklu öğrencilerin Türkiye’de çalışma izni talepleri bu çerçevede değerlendirilmektedir.

 

6 - Kültür Kurumlarında Çalışanların Çalışma İzinleri :

 

Başta Büyükelçilik ve Konsolosluk okulları olmak üzere, Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı ülkelerin kültür kurumlarında çalışacak yabancılara mütekabiliyete bağlı olarak ikamet izni verilmektedir.

 

Bu sebeple, söz konusu kurumlarda görev alacak yabancı uyruklu personelin çalışma izinleriyle ilgili taleplerin diplomatik kanaldan yani Dışişleri Bakanlığı aracılığı ile İçişleri Bakanlığına intikal etmesi gerekmektedir.

 

Diğer taraftan, Yabancı devletlerin ülkemizdeki Dinî, Hayrî ve Sıhhî kurumlarında görev alacak yabancı rahip ve rahibeler ile diğer görevlilerinin talepleri de aynı çerçevede değerlendirilecektir.

7- Çalışma İzinlerinin Bir Örneğinin, İzni Veren kurum Tarafından İlgili Valiliğe de Gönderilmesi :

 

Çalışmak üzere tanzim edilecek ikamet tezkereleri, bundan böyle çalışma vizelerine istinaden Bakanlık talimatı beklenilmeksizin valiliklerce resen tanzim edileceğinden, çalışma izninin bir örneği, izni veren kurum tarafından yabancının çalışacağı valiliğe de gönderilmesi gerekmektedir.

 

Bu izinlerin dağıtımının sadece İçişleri Bakanlığına yapılmasıyla yetinilmesi, tekrar valilik ile Bakanlık arasında yazışmalar yapılmasına yol açacağından, bu konuya azamî oranda önem gösterilmesi zorunluluğu bulunmaktadır.

8 - Ülkemizde Akademik Araştırma ve Öğretim Çalışmaları İçinde Aktif Görev Alan Yabancı Uyruklu Öğretim Elemanları ile Eş ve Çocuklarına Yönelik 492 Sayılı Kanunun 88/C Maddesinin uygulanması ;

 

Bilindiği gibi 492 sayılı Kanunun 88/ c maddesinde “Devlet İl Özel İdareleri, Belediyeler, İktisadi Devlet Teşekkülleri ve bunlara bağlı resmi müesseseler tarafından istihdam edilen profesör ve uzmanlarla, bunların iş sahibi olmayan eş ve çocuklarına harçsız ikamet tezkeresi verileceği hükme bağlanmıştır.

 

Bu hükümden hareketle, sadece devlet üniversitelerinde görev yapan öğretim elemanlarına harçsız ikamet tezkeresi verilebileceği akla gelmekte ise de, Kanunun oluşumunu sağlayan öğelerden “maksat unsuru” göz önüne alınarak, ülkemizde akademik araştırma ve öğretim olgusu içinde aktif görev alan yabancı uyruklu öğretim elemanları ile eş ve çocuklarına ilgi genelge çerçevesinde tanzim edilecek ikamet tezkerelerinin, ister devlet ister vakıf üniversitelerinde olsun, harçsız olarak düzenlenmektedir.

E - 4112 Sayılı Kanun Kapsamında Olan Eski Türk Vatandaşlarına Yönelik Uygulama ( Pembe Kart )

 

Türk vatandaşlığını kaybetmenin sonuçlarını düzenleyen 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 29 uncu maddesini değiştiren, 07.06.1995 tarih ve 4112 Sayılı kanunun sağlamış olduğu haklara ilişkin olarak yapılan düzenlemelere göre;

 

Pembe Kart hamili olup da Türkiye’de öğrenim, çalışma yada başka amaçlarla ikamet izni talep edenlerin ikamet tezkereleri;

 

1-Öğrenim ve çalışma maksadı ile talep edenlere, öğrenim yada çalışma izni süresince geçerli olacak şekilde,

 

2-Diğer maksatlarla ( turizm, akraba ziyareti, tedavi gibi) verilecek tezkerelerin ise şahısların talepleri doğrultusunda,

 

3- Her iki durumda da, tanzim edilecek ikamet tezkere sürelerinin, 5683 Sayılı Kanunun 4360 Sayılı kanunla değişik 9 ncu maddesiyle ikamet tezkerelerinde azamî sınır olarak belirlenen 5 yılı aşamayacak şekilde,

 
 

4-Pembe Kart hamili olan kişilerin, doğumla Türk vatandaşı olup da izin almak suretiyle başka bir ülke vatandaşlığına geçen kişiler olması sebebiyle, tanzim edilecek ikamet tezkerelerinden 210 Sayılı Değerli Kağıtlar Kanunu gereğince alınması gereken tezkere bedeli hariç, kendilerinin 492 sayılı Harçlar kanunun 88 nci maddesinin (e) bendinde belirtilen “Türk aslından olup Türk Kültürüne bağlı ecnebi uyruklular” kapsamında değerlendirilerek ikamet tezkeresi ve tek giriş vizesi harcı alınmadan, Valiliklerce tanzim edilmektedir.

Ayrıca, 403 Sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 32 nci maddesine göre, maddede belirtilen şartların varolması halinde küçük çocukların, vatandaşlıktan izinle çıkan baba ve analarına bağlı olarak isimleri “Türk vatandaşlığından Çıkma Belgesi”nde yer aldığından, bu çocuklar için de “4112 Sayılı Kanununla Saklı Tutulan Hakların Kullanılmasına İlişkin Belge” düzenlenebilmektedir.

 

Çalışma İzni İşlemleri

 

Yabancılar Türkiye’de ancak kanunun kendilerine menetmediği işleri yapabilirler.

Türkiye’de çalışacak yabancılar Türkiye’ye gelmeden önce Dış temsilciliklerimizden “Çalışma vizesi” almaları gerekmektedir.

Türkiye’de özel kuruluşlarda çalışacak yabancıların Hazine Müsteşarlığından, turizm belgeli kuruluşlarda çalışacakların Turizm Bakanlığından, Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışacakların ise çalışacağı kurumdan çalışma izni, çalışmaya başlamadan evvel İçişleri Bakanlığından ikamet izni alması gerekmektedir.

ÖĞRENCİ İŞLEMLERİ

Yabancıların Türkiye'deki Eğitim ve Öğretimleri

 A - Öğrenim Vizesi Şartı

 

 
Türkiye’de ilköğretim, lise, lisans, doktora seviyesinde öğrenim görmek isteyen yabancılar ile ve Türkiye Türkçe'si öğrenmek üzere ülkemize gelmek isteyen yabancılar geçerli ve usulüne uygun bir pasaportla Bakanlar Kurulu’nca tayin edilen hudut kapılarından birinden, Dış Temsilciliklerimizden önceden alacakları “öğrenim amaçlı giriş vizesi” ile Stajyerlik yapmak isteyenler ise “Stajer amaçlı giriş vizesi” ile Türkiye’ye giriş yapmak zorundadırlar.
 
B - Öğrenim Vizesi İstenmeyecek Yabancılar
 
1. İlgili kuruluşların öğrenimlerine izin vermesi kaydıyla orta ve yüksek öğrenimini Türkiye’de tamamlayıp, ikametlerine 1 yıldan fazla ara vermeden lisans ve lisansüstü öğrenim yapmak isteyen yabancı uyruklu öğrencilerden, 

2. Türkiye’de çalışma ve ikamet izni bulunan yabancı uyrukluların çocuklarından,

3. Lisans seviyesinde öğrenim görmek üzere yabancı uyruklu öğrenci seçme sınavına (YÖS) girecek olanlardan, öğrenim meşruhatlı giriş vizesi şartı aranmaz.

C - YÖS Sınavı

Sahte veya tahrifatlı pasaport kullanımını önlemek için; yabancı öğrenci sınavına (YÖS) katılacak yabancı uyruklular sınavdan önce Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Yabancılar Şubesinde pasaportlarına “GÖRÜLMÜŞTÜR” kaşesi tatbik ettirmek zorundadırlar. Yabancının (YÖS) sınavına Türkiye’de girebilmesi için ülkede yasal olarak bulunması şarttır. Bir başka ifadeyle yabancının sınav tarihinde yasal ikametli olması ya da vize süresinin geçerli olması gerekmektedir.

D - Öğrenim Meşruhatlı İkamet tezkereleri

Türkiye’de öğrenim görmek üzere ilgili Dış Temsilciliğimizden öğrenim amaçlı giriş vizesi alarak gelen yabancı uyruklu öğrenciler, öğrenim görecekleri okullardan alacakları geçici kayıt belgeleri ile en geç bir ay içerisinde öğrenim gördükleri İl Emniyet Müdürlükleri Yabancılar Şubesine müracaat ederek, öğrenim amaçlı ikamet tezkeresi almak zorundadırlar. Aynı şekilde ikamet tezkere süresi sona eren öğrenciler ikamet tezkere sürelerini 15 gün içerisinde almak zorundadırlar. Aksi taktirde eğitim öğretim kurumlarına kesin kayıt yaptırmaları mümkün olmamaktadır. Son sınıfı okuyarak mezun olmaya hak kazanmış yabancılardan diplomasını alabilmek, Yüksek Lisans, YÖS, LES gibi sınavlara girmek isteyenlere durumunu gösteren belge ibraz etmeleri kaydı ile 3 ay daha resen ikamet izni verilir.


E - Yabancı Uyruklu Öğrencilerin Çalışma Yasağı

Yabancı uyruklu öğrenciler geçimlerini meşru yollardan sağladıkları belgelemek zorundadırlar, bu nedenle öğrenimleri süresince gelir getiren herhangi bir işte çalışamazlar.

Misyon Bürosu İşlemleri

Viyana Sözleşmesi Hükümleri Çerçevesinde Diplomatik ve Konsolosluk İlişkileri Hakkında Yapılan Uygulamalar

Günümüzde uluslararası ilişkilerin yürütülmesinde devletlerin yurtdışında üç şekilde temsil edildiği görülmektedir.
Bu siyasi temsilcilikler;

Büyükelçilikler

Diplomatik ilişkilerin tanzim edilmesi bakımından 18 Nisan 1961 tarihinde VİYANA’DA “DİPLOMATİK İLİŞKİLER HAKKINDA VİYANA SÖZLEŞMESİ” imzaya açılmış ve Türkiye söz konusu sözleşmeye 04.09.1985 tarih ve 3042 sayılı kanunla taraf olmuştur.

Daimi Delegelik ve Delegelikler

Daimi delegelikler, gönderildikleri milletlerarası kuruluş ve ihtisas teşekküllerinde gönderen devleti temsil eder. Örneğin (BM/UNICEF, Uluslararası Çalışma Örgütü (İLO), Dünya Bankası (IMF), Dünya Sağlık Örgütü (WHO).

Başkonsolosluk ve Konsolosluklar ile Fahri Konsolosluklar

Görevli kılındıkları bölgelerde, bir bakıma gönderen devletin yürütme organını temsil ederler. Yurtdışında görevli kılındıkları bölgelerde, gönderen devletin yürütme organını temsilen kanunların verdiği görevleri yerine getirir ve kanunların tanıdığı yetkileri kullanırlar.
Bu itibarla; Konsolosluk ilişkilerini tanzim etmek üzere 24 Nisan 1963 tarihinde VİYANA’da “Konsolosluk İlişkileri Hakkında Viyana Sözleşmesi” imzaya açılmış ve Türkiye bu sözleşmeye 1975 yılında taraf olmuş ve sözleşme 20.03.1976’da da yürürlüğe girmiştir.

Fahri Konsoloslukların Görevleri

Fahri konsolos temsilcilikleri ilke olarak, Viyana Konsolosluk Sözleşmesinin 5 inci maddesinde belirtilen görevleri tümüyle yerine getirebilmektedir. Ancak, söz konusu görevlerin ve bu görevlerden doğan yetkilerin kullanımı tamamıyla ilgili ülkenin milli mevzuatı ile belirlenmektedir.

 

Diplomatik Misyonun Görevi

· Gönderen devleti, kabul eden devlette temsil etmek,
· Kabul eden devlette, uluslararası hukukun müsaade ettiği sınırlar içerisinde gönderen devletin ve vatandaşlarının çıkarlarını korumak,
· Kabul eden devlet hükümeti ile müzakereler yapmak,
· Bütün yasal imkanlarla kabul eden devletin durumunu ve gelişmelerini tespit etmek ve bunlar hakkında gönderen devlet hükümetine bilgi vermek,
· Gönderen devlet ile kabul eden devlet arasında dostane ilişkileri ilerletmek ve ekonomik, kültürel ve bilimsel ilişkileri geliştirmek.

Vize İşlemleri

Türkiye ile vize muafiyet anlaşması yapmamış ülke vatandaşlarının Türkiye’ye gelebilmeleri için vize almaları gerekmektedir. Dış Temsilciliklerimizden vize alan yabancılar sınır kapılarından ülkeye giriş yapabilirler. Türkiye’ye girmesi yasak olan yabancıların ellerinde geçerli vizesi dahi olsa ülkeye kabul edilmezler.

Yasadışı Göç

Özellikle son yıllarda uluslararası toplum yapısında meydana gelen gelişmeler, ülkelerarası çıkar çatışmaları veya iç savaşlar, ağır ekonomik güçlükler ve bunların beraberinde getirdiği açlık, kıtlık ve salgın hastalıklar, daha iyi ve rahat bir yaşam arzusu, yaygın insan hakları ihlalleri, milyonlarca insanın doğup büyüdüğü topraklardan ayrılarak gelişmiş ülkelere doğru yasal veya yasal olmayan yollardan göç etmesine sebep olmuştur.

Dünya ülkeleri arasındaki gelişmişlik düzeyi farkı, her geçen gün artan gelir dağılımı uçurumu, toplumu oluşturan fertlerde daha rahat bir yaşam sürme arzusu oluşturmuştur. Hiç şüphesiz bolluk ve zenginlik içinde yaşayan batı ülkelerindeki insanları görsel veya yazılı basından tüm açıklığıyla görebilen fakir ülkelerin vatandaşları bu hayata karşı sınırsız bir arzu duymakta, ülkelerinde bulamadıkları huzuru ve mutluluğu başka ülke topraklarında bulacakları ümidiyle yeni arayışlar içine girmektedirler.

Yasal göç hareketleri veya uluslararası korunmadan faydalanmak amacıyla yapılan iltica başvuruları dışında, Orta-Batı Asya ülkeleri ile Ortadoğu ve Afrika ülkelerinden gelen yasadışı göçmenler, çeşitli yol ve yöntemlerle gelişmiş Avrupa ülkeleri, ABD, Kanada veya Avustralya gibi ülkelere yasadışı yollardan geçiş yapmaya çalışmaktadırlar.

Ülkeye yasadışı yollarla giriş-çıkış yapmak, ülkeye yasal yollarla girdikten sonra yasal süresinin bitiminde çıkış yapmayarak yasadışı konumda kalma, sahte seyahat belgeleri ile ülkeye giriş-çıkış yapmak, deniz yolu araçları ile bir ülkeden başka bir ülkeye geçiş yapmaya çalışmak gibi çeşitli yöntemler izleyen yasadışı göçmenlerin her geçen gün farklı metot ve hareket tarzı izledikleri de görülmektedir.

Ülkemiz de Asya ile Avrupa arasındaki coğrafi konumu nedeniyle gelişmemiş Afganistan, Bangladeş, Etyopya, Hindistan, Irak, İran, Nijerya, Pakistan, Somali, Sıerra Leona gibi ülke vatandaşlarının Avrupa ülkelerine geçişi için transit güzergah; Moldova, Romanya, Belarus, Gürcistan, Rusya Federasyonu gibi Eski Doğu Bloku ülkeleri vatandaşlarının Ülkemizde kaçak çalışması için hedef ülke; vatandaşlarımızın Avrupa ülkelerine yasadışı geçişleri bakımından da bir kaynak ülke olarak yasadışı göç kavramı içinde yerini bulmaktadır.

Yasadışı göçmenler, Ülkemiz dışında, Kafkasya, Afrika, Rusya Federasyonu, Ukrayna, Güneydoğu Akdeniz, Balkan Ülkeleri, Bosna-Hersek gibi farklı birçok güzergahı kullanmaktadır.


Ülkemize illegal yollarla giriş-çıkış yapmaya çalışırken veya ülkemizde yasadışı konumda iken yakalanan yabancıların sayısı 1995 yılında 11362 iken, 2000 yılında yüzde 900 oranında bir artışla 94514’e yükselmiş, 2001 yılında ise 92.365 yasadışı göçmen tespit edilmiştir.

Sayıları yüz binlerle ifade edilen yasadışı göçmenlerin bu geçişlerini organize ederek kolay yolla büyük miktarlarda para kazanan göçmen kaçakçılığı organizasyonlarının sayısı da son yıllarda önemli artış göstermiştir. 1998 yılında 98 organizatör yakalanmışken, bu sayı 2000 yılında 850’ye yükselmiş, bu sayı 2001 yılında ise 1155’e ulaşmıştır.

Sosyo-ekonomik, politik, coğrafi ve insan haklarını ilgilendiren birçok yönüyle bir insanlık sorunu olarak ortaya çıkan ve Dünya ülkelerinin gündemini ilk sıralarda meşgul eden yasadışı göç sorunu ile mücadele etmek için ülkeler ve çeşitli önlemleri yürürlüğe koymakta ve karşılıklı menfaat ruhu çerçevesinde işbirliği yapmaktadır.

Ülkemizde Yasadışı göçle mücadele eden tüm birimlerle koordineli biçimde idari önlemler alınmakta ve yasal zemin güçlendirilmektedir. Ayrıca, çıkartılan yeni yasa gereği insan kaçakçılığına karışan şahıslara ve organizatörlere verilen cezalar artırılmıştır. Bunlar 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası, 1 milyardan az olmamak kaydı ile ağır para cezası verilmektedir. Ayrıca, Ülkemiz uluslararası işbirliği kapsamında birçok ülkeyle ikili görüşmeler yapmakta, uluslararası oluşumlara ve forumlara katılmaktadır. 2000 ve 2001 yıllarında Ülkemiz Polisince Bosna-Hersek ve Arnavutluk Polisine bu alanda eğitim verilmiştir.

Ülkemizin uluslararası alanda gösterdiği kararlı tutuma rağmen, transit güzergah üzerinde bulunması ve kaçak göçmen veren bir ülke olması nedeniyle özellikle Avrupa Birliği üyesi ülkeler tarafından, ülkemiz gerekli ve yeterli tedbirleri almamakla suçlanmaktadır.

Bununla birlikte, bu suçlamanın sahibi olan ülkeler ise ekonomik amaçlı yasadışı geçiş yapan bu kişilere mülteci statüsü tanıyarak, daha sonra bu ülkelere gelmeyi planlayan yasadışı göçmen adaylarını da teşvik etmektedir. Bunun yanısıra, yasadışı göçün nedeni olan kaynak ülkelerdeki ekonomik güçlüklerin önümüzdeki yıllarda da artış göstererek devam edecek gibi görünmesi, gelir dağılımı uçurumunun kapanacağına dair olumlu bir işaretin olmayışı, yasadışı geçişlerin bundan sonra da artıracak süreceğini göstermektedir. Bundan dolayı zengin hedef ülkelerin gelişmemiş ülkelere ekonomik yardımlarını artırması gerekmektedir.

Ülkemiz, bu suçla mücadele için almakta olduğu önlemleri bundan sonra da yeni önlemlerle destekleyecek ve kararlı tutumunu sürdürecektir.


1999-2002 yıllarında yasadışı göçmenler için ;

 

YILLAR

ULAŞIM

BARINDIRMA

1999

36.190.458.000 TL

62.653.000.000 TL

2000

82.173.000.000 TL

152.000.000.000 TL

2001

346.531.000.000 TL

85.000.000.000 TL

2002

87.508.819.000 TL

36.996.750.000 TL

 

 

İltica Göç İşlemleri

İltica

Türkiye; Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin 1951 Sözleşmesini 29 Ağustos 1961 tarihinde 359 sayılı Kanunla, 1951 Sözleşmesine Ek 1967 Protokolü’nü ise 5 Ağustos 1968 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6/10266 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile onaylayarak kabul etmiş ve 1951 Tarihli Mültecilerin Hukuki Durumuna İlişkin Cenevre Sözleşmesi’ne, 1967 tarihli EK Protokol’e coğrafi çekince ile taraf olmuştur. Türkiye’nin bu tercihi bizzat sözleşmeden kaynaklanan bir haktır.

Ülkemizden iltica-sığınma talebinde bulunan yabancıların talepleri; 1951 Tarihli Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair Cenevre Sözleşmesi ve 1967 tarihli EK protokole bağlı olarak çıkarmış olduğumuz 94/6169 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanarak 30.11.1994 tarih ve 22127 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Türkiye’ye İltica Eden veya Başka Bir Ülkeye İltica Etmek Üzere Türkiye’den İkamet İzni Talep Eden Münferit Yabancılar ile Topluca Sığınma Amacıyla Sınırlarımıza Gelen Yabancılara ve Olabilecek Nüfus Hareketlerine Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirilmektedir.

Buna Göre ;

Mülteci : Avrupa'da meydana gelen olaylar sebebiyle ırkı, dini, milliyeti, belirli bir toplumsal gruba üyeliği veya siyasi düşünceleri nedeniyle takibata uğrayacağından haklı olarak korktuğu için vatandaşı olduğu ülke dışında bulunan ve vatandaşı olduğu ülkenin himayesinden istifade edemeyen veya korkudan dolayı istifade etmek istemeyen ya da uyruğu yoksa ve önceden ikamet ettiği ülke dışında bulunuyorsa oraya dönmeyen veya korkusundan dolayı dönmek istemeyen yabancıyı,

Sığınmacı : Irkı, dini, milliyeti, belirli bir toplumsal gruba üyeliği veya siyasi düşünceleri nedeniyle takibata uğrayacağından haklı olarak korktuğu için vatandaşı olduğu ülke dışında bulunan ve vatandaşı olduğu ülkenin himayesinden istifade edemeyen veya korkudan dolayı istifade etmek istemeyen ya da uyruğu yoksa önceden ikamet ettiği ülke dışında bulunuyorsa oraya dönmeyen veya korkusundan dolayı dönmek istemeyen yabancıyı, ifade etmektedir.
1951 Tarihli Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair Cenevre Sözleşmesine göre Türkiye’ye, Avrupa ülkelerinden gelen ve iltica talebinde bulunan yabancıları, mülteci kategorisinde değerlendirmeye alacağını, Avrupa ülkeleri dışındaki ülkelerden gelerek Türkiye’den sığınma talebinde bulunan yabancıları “Sığınmacı” statüsünde değerlendireceğini vurgulamıştır.
Ülkelerindeki zulüm ve baskıdan kaçarak Türkiye’den uluslar arası koruma talep etmek isteyen yabancılardan, Türkiye’ye legal (pasaportlu) olarak giriş yapanlar bulundukları İl Valiliklerine, illegal (pasaportsuz) giriş yapanlar ise giriş yaptıkları sınır Valiliklerine müracaatlarını yapmak zorundadırlar.

Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığına Müracaat İşlemleri :

403 Sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun uygulanmasına dair yönetmeliğe göre vatandaşlık işlemleriyle ilgili müracaat makamlarının yurtdışında Türk Konsoloslukları, yurt içinde ilgili Valilikler olduğu, vatandaşlıkla ilgili her türlü başvuruda yapılması gerekli iş ve işlemlerin de illerde İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlükleri tarafından yürütüleceği belirtilmiştir.

Vatandaşlığa alınma başvurusunda bulunan kişi hakkında, Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelikte tespit edilmiş esaslara göre Emniyet makamlarınca soruşturma yapılarak Türk Vatandaşlığına kabul için gerekli şartların bulunup bulunmadığı araştırılır.

Yabancı Uyruklu Şahısların Vatandaşlık Tahkikatının daha hızlı yapılabilmesi ve bürokrasinin azaltılması için Bakanlık Makamınca Valiliklerimize yetki devri gerçekleştirilmiştir.

Buna Göre ; 01.05.2002 Tarihinden Önceki Uygulamada ;

Yurt İçinden Vatandaşlığımıza alınmasını isteyen yabancı uyruklu şahısların vatandaşlık başvuru dosyaları İl Nüfus ve vatandaşlık Müdürlüklerince hazırlandıktan sonra Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne intikal ettirilmekte, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünce de bu dosyalar gerekli tahkikat yapılmak üzere Emniyet Genel Müdürlüğüne gönderilmekteydi.

Genel Müdürlüğümüzce de söz konusu yabancılar hakkında İl Emniyet Müdürlüklerimiz aracılığıyla yaptırılan tahkikat sonucu elde edilen bilgilerden faydalanılarak sonuçları Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne bildirilmekteydi.

Gerçekleştirilen Bu Yenilikle ;

Kurumlar arası yapılan yazışmalardan kaynaklanan zaman kaybı önlenerek,tahkikatların daha kısa sürede tamamlanması sağlanmış ve yabancıların mağduriyeti önlenmiştir.

Müracaatta İstenen Belgeler ;

Müracaatta İstenilen Belgeler :

1- Dilekçe

a - Uyrukluğu taşınan ülkenin adı
b - Vatansız ise sebebi ve tarihi
c - Doğum tarihi ve yeri
d - Medeni hali
e - Türkiye'ye geliş tarihi, yeri ve nedeni
f - Vatandaşlığımıza alındığı takdirde kullanılmak istenilen adı-soyadı
g - Açık ev adresi

2 - Pasaport örneği ( Türkçe tercümeli ve noter tasdikli olacaktır.)
3- İkamet tezkeresi örneği (Noter tasdikli olacaktır.) Vatandaşlık için başvuru tarihinden itibaren ileriye doğru en az “altı ay” Türkiye’de ikamet izni bulunması şark olup, daha kısa sürede bulunduğu takdirde bu sürenin uzattırıldıktan sonra başvurulması gerekmektedir.
4- Sağlık kurulu raporu (Devlet Hastanesinden alınacaktır.)

5- Türkçe konuşma belgesi (Milli Eğitim Müdürlüğünden alınacaktır. Herhangi bir okulda öğrenci veya bitirmiş ise okuldan alınacak belge yeterlidir.)

6- Geçim belgesi (Noterden yaptırılacak taahhütname veya çalışılan kurum var ise oradan alınacak çalışma belgesi.)

  • PEKAY
  • Polis Radyosu
  • Polsan
  • Kurumsal E-Posta
  • UPEM
  • İçişleri Bakanlığı
  • BİMER