Suç olgusu, tarihin en eski çağlarından beri varolagelen ve
kayıtsız şartsız tüm toplumlarda görülen sosyal bir olgudur.
Kültürden kültüre değişebilme özelliğine rağmen, suç evrenseldir.
Suçun yetişkin, kadın ve çocuk suçluluğu gibi türleri bulunmaktadır.
Ancak gelişim özellikleri ve sosyalleşme açısından düşünüldüğünde
çocuk suçluluğunun özel bir öneme sahip olduğu ortaya çıkacaktır.
Çocuklar, gelişimleri açısından çok önemli olan bu dönemde ceza
kurumlarına konulmakta ve sosyalleşmenin birincil olarak sağlandığı
aile kurumundan ayrı kalmaktadırlar. Bu nedenle çocukların suça
itilmesinin önlenmesi, gelişim gereklerine uygun bir şekilde
özel olarak yargılanması büyük önem arzetmektedir. Bu özel yargılamayı
çocuk mahkemeleri gerçekleştirir.
Çocuk mahkemeleri, çocuk suçluluğunu kontrol altına almakla
yükümlü çocuk adalet sisteminin en önemli basamaklarından birisidir.
Çocuk mahkemeleri, genel olarak çocuğun korunması, sosyalleşmesi,
tedavisi ve rehabilite edilmesi gibi amaçlara hizmet eder. Suç;
her toplumda görülen ancak şekli kültürden kültüre göre değişen
çok boyutlu bir sosyal olgudur. Suç; hukuki ve ahlaki kuralların
ihlali anlamına gelir. Suç, toplumdaki hukuk düzenini bozduğu
için yasalar tarafından yasaklanmış eylemlerdir. İnsanoğlunun
gruplar halinde yaşamasından bu yana var olagelen bir sorundur.
ÇOCUK MAHKEMELERİNİN TARİHÇESİ
İlk çocuk mahkemesi 1899 yılında Amerika'nın Chicago kentinde
kurulmuştur (Bloch ve Flynn, 1956: 307). Çocuk mahkemeleri bu
tarihte ihmal edilen, istismara uğrayan, suç işleyen çocukları
korumayı ve kurtarmayı amaç edinmiş sosyal reformcu hareketin
bir ürünü olarak ortaya çıkmıştır. 1899 yılında çocuk mahkemelerinin
kuruluşuna götüren 3 önemli faktör bulunmaktadır
1. 18. ve 19. yüzyıllar boyunca çocuklara kötü davranılmasına
karşı tepki
2. İnsan davranışının doğası hakkında yeni bilgilerin gelişmesi
3. Çocukların koruyucusu olarak devletin yaygın kanun kavramı
Bu tarihte Amerika'daki kuruluşun ardından İngiltere'de kurulan
çocuk mahkemeleri, daha sonra Belçika, Fransa, Hollanda, Almanya
ve İtalya gibi Batı Avrupa ülkelerinde kabul görmüştür
Tarihsel süreç içinde pozitivist ve hümanist görüşlerle toplumların
ekonomik, sosyal ve politik gelişme düzeylerinin kesişme noktasında
ortaya çıkan çocuk mahkemeleri, aşağıdaki ilkelere dayalı olarak
kurulmuştur
1. Çocuk gelişimini sürdürmekte olan bir varlıktır. Bu açıdan
ona bir yetişkin gibi davranmak ve işlediği suçu tümüyle ona
yüklemek yanış olur.
2. Çocuk bir yetişkine göre daha kolay rehabilite edilebilir,
bu açıdan bir yetişkine göre daha fazla kapasiteye sahiptir.
Adaletin amacı da çocuğu cezalandırmaktan çok onu eğitmek, tedavi
ve rehabilite etmektir.
3. Çocuk hakkındaki karar; çocuğun tüm gelişimsel özellikleri,
gereksinmeleri ve özel koşulları dikkate alınarak verilmelidir.
4. Çocuk adalet sistemi, yetişkin adalet sisteminden daha farklı
olmalıdır. Bu açıdan katı, karmaşık, cezalandırıcı ve şekilci
işlemlerden uzak durulmalıdır. Bu temelde çocuk mahkemeleri
tamamen çocuklara özgü bireyselleşmeyi hedef alan, çocuğu bir
baba gibi koruyan ve onun çıkarlarını gözeten (parens patriae)
gözeten bir adalet sisteminin çekirdeği olarak gelişmeye başlamıştır.
4. ÇOCUK MAHKEMELERİ
Çocukların özel gelişimsel dönemleri ve sosyalleşmelerinden
ötürü, özel bir yargılama sürecine dahil edilmesi gerekliliği
yukarıda ifade edilmiştir. bu özel yargılama sürecini gerçekleştiren
mahkeme, çocuk mahkemesidir. Çocuk mahkemeleri; suç işleyen
çocukların yargılandığı, yargıç ve savcısının özel eğitimden
geçirildiği, sosyal çalışmacının çocuğun durumu üzerine rapor
vererek yargılamayı yönlendirebildiği özel bir mahkemedir. Diğer
bir tanıma göre ise çocuk mahkemesi; suçlu, bağımlı veya ihmal
edilmiş çocukların yargılamasını gerçekleştiren bir kanun mahkemesidir
Çocuk mahkemesinin felsefesi dört noktaya dayalıdır
1. Ceza için tek yargı, rehabilitasyon olmalıdır.
2. Çocuklar olgunlaşmadıkları için onlara yetişkin suçlu gibi
davranılmamalıdır.
3. Suçlu olduğu kabul edilen çocuklar, genellikle ıslah edici
bir kuruma yerleştirilmektense gözetim altına alınmalıdır.
4. Çocuklar onların problemlerini anlayacak bir mahkemeye gönderilmelidir.
Çocuk mahkemesi şunları sağlar
1. Çocukların bakımı, gözetimi ve disiplini
2. Suçlu olarak değil çocuk olarak yardım, cesaretlendirme ve
rehberlik ihtiyaçlarının karşılanması
3. Çocuğu çocuk mahkemesindeki bir yargılamadan dolayı ne bir
suçlu olarak saymak ne de böyle bir yargılamayı mahkum etme
olarak kabul etmek. Çocuk mahkemesinin kurulması, çocukların
ihtiyaçlarına olan artan farkındalık ve potansiyellerinin tam
gelişimi için hizmetler sağlama gerekliliğinden kaynaklanmıştır
Çocuk mahkemelerinin temel özellikleri ise şu şekildedir
" Çocukların karıştığı vakalara ayrı duruşmalar
" Resmi olmayan veya tesadüfi prosedür
" Düzenli şartlı tahliye hizmeti
" Çocukların ayrı gözaltına alınması
" Mahkeme şartlı tahliyelerinin özel kayıtları
" Zihinsel ve fiziksel sorgu için tedbir alma.
Çocuk mahkemelerinin ana prosedürleri şu şekilde özetlenebilir
" Dilekçe verme
" Görünüm, mahkemeye çağırma, sona erdirme
" Şartlı tahliye
" Sosyal inceleme
" Duruşma ve yargılama
" Yerleştirme
Çocuk mahkemesinin prosedürü, ceza mahkemesinin prosedüründen
şu özelliklerle ayrılır
" Duruşma özeldir: Sadece ilgili kişiler duruşmada yer
alır.
" Duruşma resmi değildir: Süreç, bir kişiyi bir suçtan
dolayı suçlu bulan bir şekilde değil, gerçeklerin ortaya çıkarıldığı
bir konferansa benzer.
" Jüri yoktur.
" Avukatlar genellikle çocukları temsil etmez.
" Bir sosyal inceleme raporu sıklıkla duruşmadan önce mahkemeye
verilir.
" Vurgu, çocuğun niçin suç eylemini gerçekleştirdiği üzerinedir.
" Yerleştirme, cezadan ziyade sağaltımı sağlar.