Madde bağımlılığı yalnız bireysel değil aynı
zamanda sosyal sorunlar yaratması nedeniyle toplum sağlığını
tehdit eden en ciddi sorunlardan biridir. Madde bağımlılığının
varlığı, hem bağımlının işgücü kaybı olması, hem yasadışı eylemlerinin
sonucu cezaevi yaşantılarının olması, hem de çeşitli sağlık
sorunları nedeniyle ciddi bir ekonomik yük getirmektedir. Ayrıca
yukarıda sayılan nedenlerle madde kullanımı, suç işleme, çalışamama
gibi durumlar toplumu sosyal olarak da etkileyen çeşitli sonuçlara
yol
Yapılan araştırmalarda madde kullanma alışkanlığının tüm dünyada
giderek artmakta olduğu, özellikle genç nüfus kesimini etkilediği
anlaşılmaktadır. Bu artış normal nüfus artış hızından çok daha
yüksektir. Madde kullanımına başlama yaşı da giderek küçülmektedir.
Ülkemizde son yıllarda madde bağımlılığı nedeniyle ölümler hızlı
bir şekilde ve belirgin olarak artmaktadır (Sevil, 1988, s.83).
Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisinin yaptığı araştırma
yukarıdaki yargıyı destekler niteliktedir. Araştırma sonuçlarına
göre ilk uçucu madde kullanım yaşı yaklaşık 11, esrar ve ecstasy
kullanımının ise sırasıyla 16 ve 17'dir (Birleşmiş Milletler
Uyuşturucu ve Suç Ofisi, 2003, s.68).
Uçucu maddelerin ucuz olması, hızlı etki göstermesi ve bu
tür maddelere kolay ulaşılabilmesi nedeniyle uçucu maddeler
çocuklar tarafından yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Uçucu
madde bağımlılığı sorunu özellikle sokaklarda yaşayan, her türlü
ihmal ve istismara açık çocuklar için büyük bir risk oluşturmaktadır.
Sosyal ve ekonomik koşulları yetersiz ailelerin çocukları arasında
da uçucu madde kullanma oranı giderek artmaktadır. Yoksulluk,
kente göç eden ailenin kentsel yapıya uyum sağlayamaması aile
yaşamını sarsmaktadır.
Madde bağımlılığı sorunu birey, aile ve toplum üzerinde çeşitli
sorunlara neden olmaktadır. Bu sorunların önlemesi ve çözümlenmesi
sosyal hizmet mesleğinin müdahalesini gerektirir. Sosyal hizmet
uzmanları madde kullanımının etkileri üzerinde odaklaşır birey
ve ailelere danışmanlık hizmeti sunar, onların yararına toplum
kaynaklarını harekete geçirir, koruyucu ve önleyici çalışmalar
yaparlar.
1.TANIMLAR
Uçucu madde bağımlılığı konusunun daha iyi anlaşılabilmesi için
bazı kavramların tanımlanması gerekmektedir. Konu ile ilgili
bazı kavramları şöyle tanımlayabiliriz
a)Bağımlılık: Kişinin kullandığı maddeyi birçok kez bırakma
girişiminde bulunmasına rağmen bırakamaması, giderek madde dozunu
arttırması, kullanmayı bıraktığında yoksunluk belirtilerinin
ortaya çıkması, zararlarını görmesine rağmen kullanmayı sürdürmesi,
zamanının büyük bölümünü madde arayarak geçirmesi ile belirli
bir durumdur
b)Maddenin Zararlı Kullanımı: Kişinin kendine, hayatına ve çevresine
zarar verecek tarzda madde kullanmasıdır. Madde kullanımı kişiye
zarar verdiği halde madde kullanımı devam etmektedir. Bunlar
arasında okul başarısızlığı ,ailesel ve yasal sorunlar sayılabilir
c)Yoksunluk: Uzun süre madde kullanımı sonrasında, madde kullanımı
bırakıldığı zaman ortaya çıkan fiziksel ve ruhsal sorunlardır.
Yoksunluk belirtileri,şiddeti ve süresi kullanılan maddenin
cinsine göre değişir
d)Tolerans: Kullanılan madde miktarının giderek artmasıdır.
Her zaman kullanılan miktar istenen etkiyi yaratmamakta ve kişi
kullandığı madde miktarını aynı etkiyi sağlayabilmek için arttırma
gereksinimi duymaktadır
e)Zehirlenme: Kullanılan maddenin etkisini göstermesidir. Uygunsuz
davranış ya da psikolojik değişiklikler ortaya çıkar. Bir tür
sarhoşluk hali olarak tanımlanabilir
f) Uçucu ve Yapıştırıcı Maddeler :Boyalar ve boyalarda kullanılan
tiner , bali , uhu gibi yapıştırıcılar , çakmak gazı olarak
kullanılan bütan gazı , kuru temizlemede kullanılan maddeler
, benzin , yazı yazılırken yapılan hataları silmekte kullanılan
maddeler yaygın olarak kullanılan uçucu maddelerdir. Bu tür
maddeler kolaylıkla bulunabilen, satılması yasal ve ucuz olması
nedeniyle kullanımı yaygın olan maddelerdir.
Uçucu maddeler kullanıldığında neşe hali, sakinlik duygusu
verebilir, bazı hayaller görülmesine yol açabilir. Ciddi bir
sarhoşluk, denge bozukluğu yürüme güçlüğü, etkileri arasında
sayılabilir. Beyin üstüne doğrudan toksik etki yaptığı için
oldukça zararlıdır. Uçucu madde koklayanlarda ani ölümler sıklıkla
meydana gelir. Ani ölümler beyin ve kalp üstüne olan etkilerden
dolayı ortaya çıkar. Saldırgan ve tehlikeli davranışlar uçucu
madde kullananlar arasında sık olarak gözlenir
2.BAĞIMLILIĞIN NEDENLERİ:
Bağımlılığın nedeni olarak tek bir etkenden söz etmek çok
güçtür. Birçok etken bir arada olabilir. Aşağıda yer alan etkenler
dışında da bağımlılık gelişebilir. Aşağıda yer alan etkenler
bağımlı insanlarda sıklıkla gözlenmiş etkenlerdir. Yoksa bağımlılığın
nedeni mutlak olarak belirlenmiş değildir
a) Psikolojik Etkenler: Engeller ve sorunlar karşısında kolaylıkla
kırılan ve olumsuz duygular yaşayan insanlar bu özelliklerinden
dolayı daha da fazla engellenme yaşarlar. Çünkü toplumsal çevre
de engellenme yaratacak etkenler çok fazladır. Bu tür kişiler
isteklerinin derhal yerine gelmesini isterler. İstekleri geciktiği
takdirde yıkım yaşarlar.Yaşadıkları duygular ile giderek bir
kısır döngüye girerler
Kişinin sıkıntı hissini azaltma isteği ön plandadır. Madde
kullanımını bırakan kişilerin olumsuz bir olay yaşadıkları zaman
tekrar madde kullanmaya başladıkları bilinen bir gerçektir.
Bu bağlamda sıkıntı hissi ile madde kullanımı arasında bir ilişki
vardır. Bu kişilerin genellikle acıya katlanma eşiklerinin düşük
olduğu gösterilmiştir. Yaşadıkları açıya uzun süre dayanamamaktadırlar.
Biran önce kendilerine rahatsızlık veren gerilim duygusunu yok
etmek istemektedirler. Madde kullanarak kendilerini iyi hissetme,
maddenin yarattığı iyi hissetmeden ya da çok olumsuz duyguların
yaşanmasından kaçınmaya yöneliktir. Genelde hemen haz duyma
gereksinimi göze çarpar. Bir an önce stresten kurtulup, huzursuzluğun
yerini huzurun alması başlıca amaçtır. Bu yolda kullanılan aracın
uyuşturucu bir madde olup olması önemli değildir.
Maddenin bırakıldığı dönemde gözlenen yoksunluk dönemi bağımlı
kişi için çok zor bir dönemdir. Birçoğu bunu yaşamak istemez.
Halbuki bu dönemin yaşanması, daha sonraya yaşanabilecek acılara
karşı bir hazırlık dönemidir. Bu dönemde acıyla baş etmeyi öğrenmek,
tekrar madde kullanmayı engelleyecek en önemli etkenlerden birisidir.
Gerilimden acıdan ve huzursuzluktan kaçınma davranışının altında,
sorunlarla başa çıkamamak yatmaktadır
Ödüllendirilme ve sevilme duygusunu erteleyebilme yetisi düşük
olan kişiler hemen ödüllendirilmek isterler. Sürekli sevilmek
ve iyi olma duygusunu yaşamak isterler. Bazı maddeler insanların
kendilerini olduğundan daha iyi hissettirdiği için maddeye yönelebilirler.
Bu sorun daha çok olgunlaşmamış kişiliklerde gözlenir
Sosyalleşmede sorunlar yaşayan kişi içinde bulunduğu ortama
uyum sağlayamamıştır. Bu nedenle bir yıkım, hüsran yaşar. Yaşantıladığı
duygulardan kaçınmak ya da bunlarla başa çıkabilmek amacıyla
maddeye başvurabilir
Psikoseksüel gelişim dönemlerinde eksikliği duyulan sevgi ve
güven eksikliği nedeni, yetişkinlik döneminde yaşanılan kaygının
bastırılabilmesi ve bu duygu ile başa çıkabilmek amacı ile insanın
uyuşturucu maddelere yöneliği söylenebilir
b) Kalıtımsal Etkenler: Alkol bağımlılığının kalıtımsal etkenler
ile ilişkisi olduğuna dair ciddi veriler vardır. Bu veriler
ikiz ve evlat edinme çalışmalarıyla doğrulanmıştır. Ancak diğer
uyuşturucu madde kötüye kullanımında ya da bağımlılıklarının
gelişiminde kalıtımsal etkenlerin rolü üzerine yerince bilgi
yoktur.