Terör Örgütlerinin Gençliği Elde Etme Yöntemleri
Terör örgütlerinin gençliğe yönelik faaliyetleri rast gele ve
kendiliğinden ortaya çıkan bir olgu değildir. Terör örgütleri, bütün
dünyada olduğu gibi ülkemizde de gençliğe son derece bilinçli ve
stratejik amaçlar ile yönelmektedirler.
Nitekim, 1970'lerin başlarında ortaya çıkan terör eylemlerinin
hazırlık ve örgütlenme aşamasında gençlik dinamizminin en zirvede
bulunduğu üniversiteler karargah rolü oynamıştır.
Terör örgütleri, öğrenci gençleri daha kolay avlamak ve ihtiyacı
olan elemanları temin etmek amacıyla okul derneklerine el
atmaktadırlar.
Terör örgütlerinin öğrenci gençleri saflarına çekmek maksadıyla
geliştirdikleri yöntemlerden birisi de üniversiteler dışında çeşitli
paravan dernekler kurmaktır. Kurmuş oldukları paravan dernekler
vasıtasıyla, çeşitli sözde kültürel ve sportif etkinlikler
düzenleyerek gençleri saflarına çekmektedir.
Örgütler, gençleri ürkütmemek için, ilk etapta tehlikesi olmayan,
basit görevler ile ilişkilerin içerisine çekmekte, akabinde de
"Sizler örgütün sırlarına vakıf oldunuz artık örgütün malısınız"
diyerek geriye dönüşün kapılarını kapatmaktadır.
Terör örgütlerinin öğrenci gençleri (üniversiteli) saflarına
kazanmak amacıyla cinsellik, kültürel farklılıklar, sosyal
katmanlar, ekonomik imkanlar, siyasal tercihler, dini inançlar,
çeşitli hobiler ve benzeri olguları istismar ettikleri
öğrenilmiştir.
Örgüt kadroları haline gelen kızların, erkekleri avlamakta araç
olarak kullanıldığı, kültürel olarak yakınlığın, bölgeciliğin,
hemşericiliğin öğrencileri örgüt saflarına çekmede vasıta olarak
değerlendirildiği, ekonomik zorlukların aile imkanlarındaki
yetersizliklerin temel istismar konuları olduğu bilinen
hususlardandır.
Öte yandan, ailelerin siyasal tercihleri ve inanç yapısının da
gençlerin gruplaşmalarında olduğu gibi terör örgütlerinin önemle
üzerinde durarak öğrencilere yaklaşmada kullandıkları bir yol olduğu
bilinmektedir. Yine öğrencilerin okumaya düşkünlük, yazma hevesi,
liderlik dürtüleri, silah merakı ve benzeri özel ilgi alanlarını
terör örgütlerinin tuzak kurarken değerlendirdikleri hususlardandır
Terör
Örgütlerinin Gençliğe Duyduğu İhtiyacın Boyutu ve Gerekçeleri
Terör örgütlerinin eleman ihtiyacı ile bu örgütlerin gençliğe
yönelik faaliyetleri arasında doğrusal bir orantı bulunmaktadır.
Çünkü, terör örgütleri açısından, eleman temin etmede en verimli
alanların başında gençlik çevreleri gelmektedir. Gençlik
çevrelerinin en organizeli olanı ve dolayısıyla en kolay
yönlendirilebilen de üniversite gençliğidir.
Öyle ki, gençlik son derece duygusal davranışları itibarıyla en az
mantık muhakemesi yapan kesimdir. Gençlikte fedakarlık, ataklık,
gözü peklik gibi hasetler en yoğun döneminde bulunmaktadır.
Aileden ve geleneksel çevrelerden kopuş, kendini ispat, yeni ufuklar
keşfetme gibi değişimler de yine bu dönemde yaşanan hususiyetlerdir.
Gençleri tuzaklarına düşürmeye kararlı olan terör örgütleri, bu
hususiyetlerin analizlerini en ince ayrıntılarına kadar
yaptıklarından ve yiğitlik, mertlik, fedakarlık gibi kendilerinde
zerresi bulunmayan yüce değerleri istismar ederek, gençleri tabiri
caiz ise can evinden vurmaktadırlar.
Böylece gençlik özellikle de üniversiteli gençlik, terör
örgütlerinin en verimli av sahası haline gelmektedir. Geçmiş
tarihlerde birçok terör örgütünün ideolojik mayası dışarıdan gelse
de hamuru üniversite kantinlerinde, yurtlarında, derneklerinde
yoğrulmuştur.
Örgütlerin asıl yönlendiricileri perde arkasında olsa da fiili
liderler üniversitelerin içinde yetişmiştir. Geçmişte faaliyet
gösteren ve bugün faal olan örgütlerin liderlerinin, lider
kadrolarının büyük bir çoğunluğunun üniversitelerden terk kişiler
olduğu bilinmektedir.
Dolayısıyla, terör örgütleri üniversitelerimize birer eleman
devşirme, kadro yetiştirme alanı olarak bakmaktadırlar. Gerçekten de
belli başlı terör örgütlerinin elemanlarının önemli bir bölümünün,
üniversitelerden saflarına kazandırıldığı anlaşılmıştır.
Sonuç olarak ;
Gençlerimiz, terör örgütlerinin oluşturduğu tuzaklara karşı son
derece uyanık olmalı, hazırlanan tuzakların ilk etapta cazip,
eğlenceli gibi görünse de, terör örgütlerinin uzattığı elin,
öldürücü darbeyi gizleyen oltanın ucundaki yem gibi olduğunu akıldan
çıkarmamalıdır.
Bir üniversite öğrencisinin karşı karşıya bulunduğu problemleri ne
türden olursa olsun, masum insanları, kadınları, çocukları,
ihtiyarları kurşuna dizen, okulları yakan, öğretmenleri öldüren,
bölgeye hizmet götüren işçiyi, mühendisi öldüren, iş makinelerini
tahrip eden, bu ve benzeri eylemleri faaliyetlerinin esası olarak
benimsemiş olan terör çetelerinin peşine takılması anlaşılır gibi
değildir