 |
|
 |
 |
Terör, kavram
olarak, Türkçe’deki karşılığı ile “korkutma, yıldırma” ve
tedhiş anlamına gelmektedir. Ancak bu korkutma, yıldırma ve
tedhiş, yoğunluk olarak oldukça büyük çaplı ve birey ya da
bireylerin ruhsal yapılarını birden bire kaplayan korku durumunu ve
şiddet halini ifade etmektedir. Günümüzde çokça
kullanılan bir terim olmasına rağmen terörün ortak kabul görmüş bir
tanımı bulunmamaktadır. Konu ile ilgili birçok tanım yapılmış, ancak
uluslararası arenada ortak bir kavram üzerinde bileşilememiştir.
Bunun nedeni de bir tarafın terörist ilan ettiğini, diğer tarafın
özgürlük savaşçısı olarak nitelemesidir. Terör, tanım olarak, insanları yıldırmak, sindirmek
yoluyla onlara belli düşünce ve davranışları benimsetmek için zor
kullanma ya da tehdit etme eylemidir.
Terörün en
önemli özelliklerinden biri hedefini rastgele
seçmesidir.
|
Kurbanın ayrım
gözetmeden belirlenmesi, korkunun yayılmasına neden olur. Eğer
herhangi birisini hedef alması için özel bir neden yoksa hiç
kimse güvenlikte olmayacaktır. Potansiyel hedef kendisini
korumak için hiç bir şey yapamaz. Çünkü terörist kendi
kurallarına göre yargılar ve kendi seçtiği yer ve zamanda
harekete geçer. Bu da siyasal terör eylemlerinin önceden
tahmin edilemeyeceğini ve keyfiliğini ortaya koyar. Terörün
bütün biçimleri için geçerli olan diğer özellikleri ise
acımasız, tahrip edici ve ahlak dışı olmasıdır. |
 Örneğin: 20 Mart
1995 tarihinde Japonya'nın Tokyo Metro İstasyonunda AUM
SHİNRİKYO TARİKATI tarafından gerçekleştirilen sinirgazı
saldırısında 12 kişi ölmüş, 5.500 kişi
yaralanmıştır. |
Terör,
büyük çaplı korku veren ve bireylerde yılgınlık yaratan bir eylem
durumunu ifade ederken; terörizm, siyasal amaçlar için mevcut durumu
yasadışı yollardan değiştirmek amacıyla örgütlü, sistemli ve sürekli
terör eylemlerini kullanmayı bir yöntem olarak benimseme
durumudur.
Terörizm; siyasal hedeflere ulaşmak
için toplumun demokratik ikna ve eylem yoluyla barışçı davranışına
karşı, hukukun üstünlüğü ve devlet otoritesini tanımayan,
güçsüzlüklerini gizlemek için demokratik otoriteleri kitlelerden
kopararak halka karşı şiddet kullanmaya yöneltmeyi amaçlayan, kendi
güç ve doktrinleri ile sağlayamadıkları halk desteğini ve
ayaklanmasını sağlamak için tarihsel görevlerinin olduğuna
inandırılmış çeşitli unsurlardan oluşan ve uluslararası destek gören
örgütlerin, tahripkar silahlarla donanmış olarak gelişmiş taktikler
kullanan, insanlığı hakir gören, ahlaki hiçbir temeli bulunmayan
siyasi hedeflere ulaşmak için insan hayatını hiçe sayan, masum
insanları hedef alan ve hiçbir savaş kuralı tanımayan, geleneksel
politik suçlardan farklı, metodik, örgütlü, sistematik, öldürme,
kaçırma, korkutma ve tahrip eylemleridir.
 Örneğin: 30 Haziran 1993
tarihinde Mardin'de KADEK Terör Örgütü tarafından katledilen masum
insanlar.

12.04.1991
tarih ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ise terörü şöyle
tanımlamaktadır:
“Terör, baskı, cebir, şiddet, korkutma, yıldırma,
sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, anayasada belirtilen
Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik
düzeni değiştirmek, devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez
bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyeti’nin varlığını
tehlikeye düşürmek, devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak
veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, devletin iç
ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla
bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü
eylemlerdir.”
Burada yapılan tanımlama, her ne
kadar terör tanımı olarak verilmiş olsa da asıl vurgulanan
terörizmdir. Çünkü terörizm kavramına bakıldığında genellikle şiddet
ve dehşet olgularının birleştiği siyasal içerikli ve kurulu bir
düzene-sisteme yönelik amaçlı eyleme verilen ad olarak karşımıza
çıkmaktadır.
Büyük Larousse sözlük ve ansiklopedisinde
terör; “Bir gücü, bir iktidarı zorla kabul
ettirmek amacıyla sistemli bir biçimde şiddet kullanma, yıldırma,
tedhiş” olarak; terörizm ise; “bireylerin ya da
azınlıkların şiddete dayanan ve kişilere mallara ya da kurumlara
yönelik siyasal eylem, bu şiddet eylemlerinin tümü” olarak
tanımlanmaktadır.
Türkiye’deki bir sol örgütün
görüşüne göre pratikte terörizm; iki tarafın resmi ve gayrı
resmi silahlı güçleri arasında geçen, temel mücadele hedefi olarak
düşman silahlı güçlerini azaltmayı öngören, temel mücadele biçimi
olarak da suikastlere, siyasal cinayetlere başvuran mücadele
biçimidir.
Dolayısıyla
aynı kişinin aynı fiilden dolayı sınırın bir tarafından özgürlük
savaşçısı, bir kahraman, diğer tarafında ise en affedilmez suçları
işlemiş hain olarak; aynı şekilde verilen mücadelenin, bir tarafta
bir özgürlük mücadelesi diğer taraftan vatana ihanet olarak
değerlendirilmesi, terörist ve terörizmin ortak bir tanımının
yapılmasını zorlaştırmaktadır.
Kısaca, uluslararası düzeyde
geçerliliği kabul edilen bir tanımının yapılamadığı terör, “politik davranışlara olağan dışı yollarla etki yapmak
amacıyla tedhiş ve tehdit kullanımı gerektiren sembolik bir
harekettir.”
|
 |
 |
|
 |
|