GERÇEK HAYAT HİKAYELERİ :

GERÇEK HAYAT HİKAYELERİ
Bu bölümde alkolik olan ya da alkolik biriyle yaşamanın, onu sevmenin zorluklarına katlanmış, alkolizm yüzünden hayatı zehir olmuş, pek çok şeyini kaybetmiş, insanların hikayelerini bulacaksınız.

Ben Bir Alkolikle Evliyim

Ben bir alkolikle evliyim ve hâlâ bunun nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalışıyorum. İlk evliliğim 19 yıl sürdü, eşim beni gerçekten sevmeyen ama çok bana karşı çok sorumluluk duyan bir insandı. Bu evlilikten sonra, hayatımın aşkı olduğuna inandığım şimdiki eşimle tanıştım. Çok farklı bir insandı, çok değişkendi ve her gün içiyordu. İlk başta kördüm, gerçekleri kabul etmek istemedim. Alkolizm fikrini reddediyordum, çünkü hayatımın gerçek aşkıyla birlikteydim, onu gerçekten seviyordum ve alkolizm bana çok yabancı bir kavramdı. Onun tuhaf davranışlarını, o farklı biri diye yorumluyordum. Kavgalarımız, önceleri sudan sebeplerle başladı sonra korkunç bir hale dönüştü. Ama ertesi gün her şeyi unutup yeniden başlıyordum.

Öğrendiğime göre, geçmişten kalma çok derin acıları vardı ve bunları bana yöneltiyordu. Küçükken annesinin yaptıklarından ve eski karısından bahsederdi. Babasının askeri disiplinini anlatırdı. Bunlar bana normal görünürdü. Bunlar, pek çok normal insanın hayatı boyunca karşılaştığı ve sonra başa çıkıp, yoluna devam ettiği problemlerdi. Bana güvenip, bana açılabilirdi. Yakındık. Onunla evlendikten sonra, onunla şehir dışına taşındım. Aşkım için, alışkın olduğum hayatı terk ettim. İlk üç ay içinde hatırladığım sadece üç mutlu günüm oldu. her zaman suratını asacak bir sebep vardı. Bana kötü davranıyordu. Gerçekten sarhoş olduğu zamanlarda, konuşurdu sonunda tuvaletin yolunu bulamazdı. Beni endişelendirmeye başlamıştı, ama gene de onu olduğu gibi kabul ettim. Bazen ne kadar korkunç olduğunu fark eder ve bana “beni bazen görmezlikten gelmen gerekiyor” derdi.

Ne yaptımsa, bir faydası olmadı. Bana aşık olduğunu söyleyen bir adam nasıl her gece, beni bırakıp arkadaşlarıyla içmeye gidebilirdi. Onu barlardan toplamaya başladım. Ona eşlik etmeye çalıştım. Ama benim varlığım ya da yokluğum onun için hiç de önemli değildi. Artık alkol için yaşıyordu, çalışmak onun için çok zordu ve aşırı içiyordu. Ama sürekli inkar ediyordu. Hiç kimse ona yardım edemiyordu. Ben onunla gittiğim duman altı barlarda, sigara içmediğim halde akciğer kanserine yakalandım.

Çok ciddi bir ameliyat geçirdim ve kemoterapi gördüm. Bu dönemde kocam çoğunlukla destek oldu bana. İlk başta gerçekten benimle ilgilendi ve bana baktı. Derken, tam ameliyat günü bana kötü bir anne olduğumu söyledi. Ameliyattan sonra, korkunç acılar çekerken bana dayanmadığını söyledi ve beni acı içinde bırakıp, gitti. Bandajlarımın değişmesi gerekiyordu ve kimi arayacağımı bilmiyordum. Bir komşum bana yardımcı olmaya başladı. Sonra kayınvalidemi aradım, bana yaptıkları için yeterince kendisine teşekkür edilmediği için, oğlunun beni terk ettiğini söyledi. Ben son kemoterapiye girerken, o kendi çocuklarını alarak tatile gitti.

Ailesi kesinlikle onun ne durumda olduğunun farkında değildi. Çocuklarının durumunu inkar ediyorlardı. O da saklamakta çok başarılıydı. Bana karşı davranışları çok korkunçlaşmıştı, bana sürekli hakaret ediyordu. Kanserden sonra, oğlum çok kötü bir trafik kazası geçirdi, bir arkadaşı öldü. Bir taraftan da benim yaşadığım, işittiğim hakaretlerin en yakın tanığı olarak, korkunç bir depresyona girdi. Neyse ki, bu yıl başka bir şehre üniversiteye gitti. Evden uzak kaldığı için çok mutluyum. Öbür oğlum da depresyona girdi, hem beni hem de ağabeyini kaybetme korkusuyla.

Hem oğluma, hem de kocama yardım etmeleri için bir hastaneye başvurdum. O gitmeyi reddetti. Hem kanser, hem de stres beni korkunç bir hale sokmuştu. Kocam eve döndükten sonra, daha da kötü oldu. Sürekli söyleniyordu ve sorun çıkartıyordu, ona “kendini bu kadar kötü hissediyorsan, neden hala buradasın?” diye sordum. Evi terk etti. Kendisine yaşayacak bir yer bulmak zorundaydı. Beni, kendisini evden kovmakla suçluyordu. Bu adam ya gerçeği göremiyordu ya da görmek istemiyordu. Bana bunun, “alkolik inkarının” bir parçası olduğunu söylediler.

Sonra gelip gitmeye başladı, gerçekleri biraz anlamaya başlamıştı. Alkolü bırakacağını söylüyordu. Bana saygı göstermesini istedim, o da yapacağını söyledi. O sırada annem öldü. Cenazeye geldi ve gene her şeyi mahvetti. Gene aşırı içmişti ve sızdı. Herkese küfretti.

Tüm hayatımız mahvoldu. Bu herkesin sevdiği, iyi adam başka birine dönüştü.

ALKOLİZMİN YAŞLA İLGİSİ YOK

Ben 22 yaşındayım ve bu genç yaşımda alkolizmle ilgili birkaç kötü hatıram var. Ama en kötü ikisi hiç aklımdan çıkmıyor. Birincisi babamdı ve anlaması en zor olandı.

Ben çok küçüktüm ve bunun ne kadar ciddi bir sorun olduğunu anlayamadım. Bu hastalık karşıma ikinci kere çıktığında yaşım daha büyümüştü ve her şeyi daha iyi anlamıştım. 1998 yılının Ekim ayıydı ve iki yıldır nişanlıydım. Nişanlımı çocukluğumdan beri tanıyordum ve çok mutluydum. Dünyadaki en şanslı insan olduğumu düşünüyordum. Ta ki, Nişanlım, on dokuzuncu yaş günü partisinde çok fazla içip, sarhoş olana kadar. Ancak o zaman gene de çok üstünde durmadım.

O günden sonra içmeye devam etti. Her dışarı çıktığımızda, gene içip sarhoş olacak diye düşünmeye başladım. Bu adamı on beş yıldır tanıyordum ve dünyada tanıdığım en mükemmel insan olduğunu düşünüyordum. Bunun yanı sıra, alkolik olmak için çok gençti. Görmezlikten geldim, yapabildiğim sürece görmemeye devam ettim. Bardağı taşıran son damlaya kadar. Mezuniyet baloma gidecektik, hayatımın en önemli günüydü ve onu günü de bana zehir etti.

Ertesi gün, ondan ayrılmaya karar verdim. Üniversiteyi kazandım ve yeni bir hayata başladım. Herkes onu böyle bırakmamın yanlış olduğunu söyledi. Ama ben öyle düşünmüyorum siz ne dersiniz?


ANA SAYFADEVAMI