Şunu unutmamak gerekir
ki, alkolizm davranışsal bir bozukluktur ve sürekli ve artan miktarlarda
alınan alkole bağlı problemlerin gelişmesi anlamına gelir.
Bir alkolik, tüm kötü
sonuçlarına rağmen sürekli alkol içmeye devam eder ve bir süre sonra
alkol alımını sınırlayamaz bir hale gelir.
Alkolikler genellikle,
alkol içen kişilerle arkadaşlık eder, hatta eşlerini bile onların
arasından seçebilir.
Alkolik bir insan,
içmek için her zaman bir sebep bulur. Bu mutluluk, mutsuzluk, gerginlik,
üzüntü, neşesizlik olabilir. Ayrıca, içmek için her zaman fırsat
yaratırlar, maç, av, parti, doğum günü, düğün, sünnet vb.
Alkolizmin ilerledikçe,
alkolik kişilerin sorunları da artmaktadır. Örneğin, yalnız içmeye
başlarlar, çevrelerinden saklayarak gizli içerler, şişeleri saklarlar.
Bütün bu davranışların sebebi alkolik olduklarını çevrelerinden
saklama arzusu duymalarıdır.
Gittikçe artan bir
suçluluk duygusu geliştiririler, bu suçluluk duygusu, pişmanlıkla
birleşir ve bu duyguları bastırmak için daha çok içmeye başlarlar.
Hatta sabah kalkar kalmaz içmeye başlarlar.
Alkolizm bir kısır
döngüye dönüşür. Suçluluğa ve alkolün yaptığı tahribata bağlı olarak
kişide anksiyete ve depresyon başlar ve bu yüzden kişi daha çok
alkol tüketir.
Alkol tüketimi arttıkça depresyon derinleşir, kişi
uyuyamamaya ya da sızmaya başlar, geceleri uyanır, depresif bir
duygu durumu içine girer, kendisini sürekli huzursuz ve sıkıntılı
hisseder, panik nöbetleri geçirir, göğüs ağrısı, çarpıntı ve nefes
almada zorluk çeker.